Turkiye — Legal services — 02-11-2026 · seo-anomaly-top-619.xyz

E-Tebligat Süresi Hesaplamasında Doğru Bilinen Yanlışlar

E-Tebligat Ne Zaman Okundu Sayılır?

Elektronik tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesine göre yapılır ve avukatların mesleki faaliyetleri bakımından zorunludur. Muhatap, tebligatın elektronik yolla tebliğ edildiği tarihten itibaren beş gün içinde açmazsa, beşinci günün sonunda tebligat okunmuş sayılır. Buradaki en kritik nokta, okundu sayılma anının tebliğ tarihinden itibaren değil, beşinci günün bitiminden itibaren başlamasıdır.

Uygulamada avukatların çoğu bu beş günü bir "ek süre" gibi düşünür ve hesabı yanlış yapar. Oysa süre, tebligatın açıldığı gün değil, okundu sayıldığı gün üzerinden işlemeye başlar. Örneğin 3 Mart Cuma günü saat 16.00'da UETS adresine düşen bir ödeme emri, açılmadığı takdirde 8 Mart Çarşamba günü okunmuş sayılır. Buna göre değişen süreler o günden itibaren hesaplanır. Avukat asistan programı kullanan bürolarda bu tarihi manuel girmek gerekir; çoğu yazılım tebliğ tarihini esas alır, okundu sayılma tarihini ayrıca hesaplamaz.

Hafta sonu ve resmî tatil hesabı da burada devreye girer. Beş günlük sürenin son günü bir tatile denk geliyorsa, okundu sayılma tarihi değişir. Bu yüzden elle hesap yapan avukatların basit bir takvim kontrolü yapması, sonradan telafisi olmayan bir hata yaşamamak için şarttır.

Süre Hesaplamada Sık Yapılan Üç Hata

Bir: Okundu sayılma ile tebliğ tarihini karıştırmak

Avukat bilgi sistemlerinde dosya takibi yapılırken en sık görülen hata budur. Tebligat 12 Nisan'da iletildiyse, süre 17 Nisan'dan itibaren başlar; 12 Nisan'dan değil. Bir haftalık itiraz süresi varsa, son gün 24 Nisan olur. Ancak bu hesabı yaparken 17 Nisan'ı gün sayısına ekleyip eklememe konusunda da dikkatli olmak gerekir: süre, okundu sayıldığı günün ertesi günü işlemeye başlar.

Bunu bir örnekle netleştirelim. 10 Mayıs'ta iletilen ve açılmayan bir tebligat 15 Mayıs'ta okundu sayılır. İki haftalık istinaf süresi bu durumda 16 Mayıs'ta başlar ve 29 Mayıs'ta sona erer. Son gün Cumartesi'ye denk gelirse, süre takip eden ilk iş gününe uzar. Hesabı tek seferde yapmak yerine takvim üzerine işaretleyerek yapmak, özellikle Adalet Bakanlığı takvimindeki tatil günlerini kaçırmamak açısından daha güvenlidir.

İki: Adli tatil ve idari tatilleri atlamak

Hukuk davalarında 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındaki adli tatilde süreler durur. İcra takiplerinde ise bu kural büyük ölçüde uygulanmaz; ödeme emrine itiraz süresi adli tatilde de işler. Bu ayrımı bilmeyen ve her dosyaya aynı varsayımla yaklaşan avukatlar, özellikle Ağustos ayında açılan dosyalarda süre kaçırabilir. Yeni kurulan bir hukuk bürosu, ilk yıl içinde bu tür ayrımları öğrenmekte zorlanabilir; bu yüzden dosya türüne göre ayrı süre takibi yapmak gerekir.

Üç: Birden fazla muhatap ve tebligat zarfını birlikte değerlendirmek

Aynı dosyada birden fazla tarafa tebligat çıktığında her birinin okundu sayılma tarihi farklı olabilir. Müteselsil sorumluluk içeren dosyalarda bu fark, itiraz stratejisini doğrudan etkiler. Bir taraf süresinde itiraz edip diğeri etmediğinde takibin akıbeti değişir; bu nedenle her muhatap için ayrı bir hesap çıkarmak gerekir.

UETS Kayıtlarını Delil Olarak Kullanmak

Elektronik tebligatın okundu sayıldığı ana ilişkin itiraz edildiğinde, UETS sistemindeki kayıtlar belirleyici olur. Sistem, tebligatın iletildiği saati ve muhatabın açtığı saati kaydeder. Açılma işlemi beş günlük süreden sonra yapıldıysa, tebligatın okundu sayıldığı tarih esas alınır; sonradan açılması süreyi geriye döndürmez.

Bu noktada avukatların sık başvurduğu bir yanılgı var: "Ben açmadım, o yüzden süre başlamadı" düşüncesi. Oysa kanun açık; beş gün geçtiyse tebligat okunmuş sayılır. Aksini iddia etmek, ancak teknik bir arıza veya sistem erişim engeli gibi somut bir gerekçeyle mümkün olur ve bunun da belgelenmesi gerekir. Bu tür itirazların kabul oranı düşüktür; avukatın enerjisini süreyi kurtarmaya değil, süresi içinde işlem yapmaya harcaması daha verimlidir.

UETS ekran görüntüsü almak, hesabı bir dosyada saklamak ve müvekkile bildirim yaparken bu tarihi yazılı olarak teyit etmek, ileride doğabilecek sorumluluk tartışmalarının önünü keser. Özellikle ceza dosyalarında itiraz süreleri kısa olduğu için bu alışkanlık hayat kurtarır.

Büro İçinde Süre Takibini Sağlama Almak

Hesap doğru yapılsa bile büro içinde takip zayıfsa süre yine kaçar. Bunun en pratik çözümü, tebligatın geldiği gün ile okundu sayıldığı günü ayrı iki satır olarak kaydetmek ve son günü haftalık bir kontrol listesine yazmaktır. Küçük bürolarda bu iş çoğu zaman bir avukat asistanına düşer; ancak nihai sorumluluk avukattadır, dolayısıyla haftada bir kez listeyi gözden geçirmek gerekir.

İzmir'de bir birlik hukuk bürosunda çalışan bir avukatın anlattığı tipik bir durum: kira alacağına ilişkin ödeme emri, bayram tatilinin hemen öncesinde tebliğ edilmiş, okundu sayılma tarihi tatilin içine düşmüş ve itiraz süresi tatil sonrası ilk günlerde dolmuş. Dosya takip listesine sadece tebliğ tarihi yazıldığı için süre fark edilmemiş. Bu tür durumları önlemenin yolu, takvimi basit tutmak: tebliğ tarihi, okundu sayılma tarihi, süre başlangıcı ve son gün olmak üzere dört sütunlu bir defter yeterlidir.

Süre hesabı, hukuk pratiğinin en sıkıcı ama en az hata payı taşıması gereken işidir. Kuralları bir kez doğru öğrenmek, her dosyada tekrar tekrar düşünmek zorunda kalmadan güvenli bir düzen kurmayı sağlar. Beş günlük kural, tatil takvimi ve muhatap ayrımı yerine oturduğunda geriye kalan tek şey, hesabı düzenli olarak kayda geçirmektir.

İlgili Kaynaklar

✈